XIX. Louis


20 DAKİKA TAHTTA OLAN KRAL

Tarih, birçok kısa saltanat dönemiyle doludur, ancak hiçbiri Fransa'nın son Dauphin'i Louis-Antoine'ın hikayesi kadar tuhaf ve trajik değildir. 1830 yılının temmuz ayında, yalnızca yirmi dakika süren bir saltanatla, Louis XIX olarak bilinen bu prens, dünyanın en kısa süre hüküm sürmüş krallarından biri olarak tarihe geçmiştir.

Louis-Antoine de Bourbon, 6 Ağustos 1775'te Versay Sarayı'nda dünyaya geldi. Kont d'Artois'nın oğlu ve Kral XVI. Louis'nin yeğeni olarak doğan Louis-Antoine, Fransız Devrimi'nin kaosunun patlak verdiği dönemde aristokrat bir ailenin tüm ayrıcalıklarıyla büyüdü. 1789'da devrim başladığında, genç prens henüz on dört yaşındaydı ve yakında tüm hayatını değiştirecek olayların içinde bulacaktı kendini.

Devrim'in ilerlemesiyle birlikte, Bourbon ailesi Fransa'yı terk etmek zorunda kaldı. Louis-Antoine, ailesiyle birlikte sürgüne gitti ve uzun yıllar boyunca Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde yaşadı. Bu sürgün yılları, onun karakterini şekillendirdi ve Fransız monarşisinin restorasyonu umudunu hiç kaybetmedi. 1799'da, kuzeni Prenses Marie-Thérèse ile evlendi. Marie-Thérèse, XVI. Louis ve Marie-Antoinette'in kızıydı ve Fransız Devrimi'nin dehşetinden kurtulan nadir Bourbon ailesi üyelerinden biriydi.

Napoleon'un düşüşünden sonra 1814'te Bourbon hanedanı tekrar tahta çıktığında, Louis-Antoine'ın babası Kont d'Artois, X. Charles olarak 1824'te kral oldu. Bu, Louis-Antoine'ı Fransa'nın veliahtı ve Dauphin unvanının sahibi yaptı. Ancak babası Charles'ın muhafazakâr ve gerici politikaları, Fransız halkı arasında büyük hoşnutsuzluk yarattı. Mutlak monarşiye dönüş çabaları, basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalar ve aristokrasiye ayrıcalıklar tanıyan kararlar, halka pahalıya mal oldu. 1830 Temmuz Devrimi, bu hoşnutsuzluğun doğal sonucuydu. Paris sokaklarında barikatlar kuruldu ve halk ayaklandı. 25 Temmuz'da Charles'ın ilan ettiği yasalar, bardağı taşıran son damla oldu. Üç gün süren şiddetli çatışmalardan sonra, X. Charles'ın konumu artık savunulamaz hale gelmişti. Ayaklanma o kadar güçlüydü ki kral, sarayı terk etmek ve güvenli bir yere çekilmek zorunda kaldı. 2 Ağustos 1830'da, Rambouillet'de bulunan Charles, artık tahtını koruyamayacağını anladı ve tahttan feragat etmeye karar verdi. Ancak burada ilginç bir durum ortaya çıktı. Charles, doğrudan torunu Kont de Chambord lehine tahttan feragat etmek istiyordu çünkü onun çocuk yaşta bir kralın halkta daha fazla sempati uyandıracağını düşünüyordu. Ancak sıralama gereği, önce oğlu Louis-Antoine'a tahtı devretmesi gerekiyordu. İşte tam bu noktada, tarihin en kısa saltanatı başladı. Charles, 2 Ağustos 1830 sabahı tahttan feragat belgesini imzaladığında, otomatik olarak Louis-Antoine kral oldu. Louis XIX unvanını alan bu yeni kral, babasının planını anlamıştı. Yaklaşık yirmi dakika sonra, belki de biraz daha fazla veya az (kesin süre tartışmalıdır), Louis-Antoine de kendi feragat belgesini imzaladı ve tacı on yaşındaki yeğeni Henri lehine bıraktı.Bu olağanüstü durum, birçok tarihçi tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bazıları Louis-Antoine'ın teknik olarak hiç kral olmadığını, çünkü taç giyme töreni yapılmadığını ve resmi olarak ilan edilmediğini savunur. Diğerleri ise feragat anının kendisinin onu otomatik olarak kral yaptığını ve bu nedenle yirmi dakikalık saltanatının meşru olduğunu iddia eder. Ne olursa olsun, Fransız monarşisinin karmaşık son günlerinde Louis-Antoine, eşsiz bir yere sahip oldu. Ne yazık ki, bu feragat manevrası hiçbir işe yaramadı. Fransız halkı artık Bourbon hanedanından bıkmıştı ve Temmuz Monarşisi döneminde Orléans hanedanından Louis-Philippe tahta çıktı. Louis-Antoine, eşi Marie-Thérèse ile birlikte tekrar sürgüne gitti. Çift, çocuk sahibi olmadı ve Louis-Antoine'ın kalan yılları sakin geçti. 3 Haziran 1844'te Görz'de (bugünkü Slovenya) vefat etti ve yanına Habsburg topraklarında defnedildi. Louis-Antoine'ın hikayesi, monarşik sistemin kırılganlığını ve tarihin ironisini mükemmel şekilde özetler. Bir prens olarak doğmuş, sürgünde büyümüş ve yalnızca birkaç dakika için kral olmuştur. Tarihin tuhaf bir dipnotu olarak kalan bu figür, bize bazen en büyük unvanların bile anlamsız olabileceğini hatırlatır.

Kaynakça

  1. Price, Munro. The Perilous Crown: France between Revolutions 1814–1848. London: Macmillan, 2007, s. 287, s. 298-299
  2. Pinkney, David H. The French Revolution of 1830. Princeton: Princeton University Press, 1972, s. 104-106, s. 267-268

  3. Bertier de Sauvigny, Guillaume de. The Bourbon Restoration. Philadelphia: University of Pennsylvania Press, 1966, s. 472

  4. The Bourbon Restoration.
    Philadelphia: University of Pennsylvania Press, 1966.

  5. Doyle, William. The Oxford History of the French Revolution. Oxford: Oxford University Press, 1989, s. 191