Ortaokul talebesiyken Sosyal Bilgiler dersi öğretmenimin anlattığı ve hafızamda yer edinen tarihi bir hikâye vardı. Buna göre Yıldırım Bayezid (I), Ankara'da aldığı feci yenilgi sonrası intihar etti. Sebebini ise şu şekilde açıklamıştı: "Emir Timur, Yıldırım'ın Sırp karısı Despina (Olivera) Hatun'u gözleri önünde çıplak vaziyette oynattı ve meclisinde sâkilik (içki dağıtan) ettirdi. Tabii ki bunun sonucunda psikolojik olarak harâbolan Yıldırım, parmağındaki yüzükte bulunan zehri içerek intihar etti."

  Kul Günahsız Olur Mu?

  O zamanlar bir Osmanlı Padişahının intihar etmesi bana kabul edilemez gelmişti. Ne de olsa intihar dinen büyük günahtı ve Osmanlı demek İslam demekti. Bu basit analojinin bendeki tesiri uzun süre devam etti. Sonrasında mantığıma yatan bir gerçek ki Osmanlı Padişahlarının bîgünah müminler olmadığı küçük-büyük hataları ve günahları mutlaka olduğudur. Nitekim Yıldırım Bayezid'in içki içtiğini erken dönem Osmanlı kaynaklarından Âşıkpaşazâde sitem ederek yazar:Yıldırım Bayezid Sırp despotunun kızı ile evlenmiştir (Olivera) ve bu kız ona 'sohbet esbabını' öğretmiş, Ali Paşa yardımıyla 'şarap ve kebap meclisleri' kurulmuştur. Böylece Bayezid eğlenceye ve içkiye aşırı düşkün hale gelmiştir." Yine Timurlu tarihçisi Nizameddin Şâmî de Kütahya’da iken Timur’un büyük bir içki meclisi tertiplediğini, “padişahlık âyini” gereği, teselli bulması için Yıldırım Bayezid’i bu meclise getirttiğini, kendisine “şarap sunup birçok hediyelerle taltif ettiğini” yazar.

                                                 Yıldırım Bayezid'in Portresi (h. 1389-1402)
                                            

  Ankara Savaşı

  Savaşın müsebbibi kimdi? Yıldırım'ın gözünü kör eden hırsı mı, Timur'un kurnaz stratejisi mi? Yoksa iki devletin jeopolitik konumu mu? Sebebi her ne olursa olsun Orta Çağ'ın en büyük meydan muharebesi Ankara'da gerçekleşti. Kaynaklara göre Timur’un ordusu 160.000, Osmanlı ordusu ise Timur Fetihnâmesi’ne göre 70.000, Behiştî’ye göre ise 90.000 kişi idi. Ayrıca Timur'un ordusunda otuzdan fazla savaş fili de mevcuttu. Savaşın sonucunda mağlup olan Osmanlı ordusunun yenilgi sebepleri başlıca şunlardır; Rakamlarda ki açık ara fark, Timur'un süvarilerinin çokluğu, Bayezid'in ordusunu yazın sıcakta günlerce yürütmesi, Osmanlı tarafında su kaynaklarına ulaşım eksikliği, Osmanlı ordusundaki Tatarların ve Anadolu Beylikleri askerlerinin Timur'un tarafına geçmeleri. Sonuç olarak Osmanlı ordusu dağıldı ve Yıldırım Bayezid, Timur'a esir düştü. Anadolu kıyılarına kadar bozulmuş Osmanlı ordusunu takip eden Timurlu kuvvetleri tekne ve gemi yokluğundan daha fazla takip edemedi. 

                                              Emir Timur ve Esir Padişah Yıldırım Bayezid


  Kafes Rivayeti

  Temmuz 1402'den Bayezid'in vefat ettiği Mart 1403'e kadar geçen 8 ay boyunca Timur, Yıldırım'ı yanında esaret altında Anadolu'yu gezdirdi. Yine bu dönemden efsaneleşmiş meşhur bir rivayet nakledilir. Buna göre Timur, Bayezid'i demir kafese koydurup halka teşhir etti. Aslında bu olay hakkında fazlaca yazılıp çizildi özellikle batıda bu olay resimlere mevzu oldu. Pek çok kaynak bu olayı doğrular ama kafesin niteliği hakkında ayrılırlar. Örneğin Oruc Bey Tarihi'nde ve Âşıkpaşazâde de demir kafes olarak değil, kafes gibi bir tahtırevan mahiyetinde gösterilir. Lûtfi Paşa Tarihi'nde Hadidi'nin manzum Osmanlı Tarihi'nde bu demir kafes rivayetine tesadüf edilir. Diğer kaynaklar, ya sadece demir kafesten bahsederler; yahut, Timur ile Bayezid arasında geçen bir karşılıklı kelâma müteakip, Bayezid'in kendisini esir ettiği takdirde demir kafese koydurmak niyetinde olduğunu öğrendikten sonra, Timur'un hiddetlenerek at veya deve sırtında naklolunan bu kafesi yaptırdığını söylerler.

   (Bir Batılının gözünde Timur, Bayezid'i kafeste sergilerken...)

  Sonsöz

  Asıl meseleye gelirken olayların başlangıcından itibaren gidişatına kısaca değindik ve sonsöz olarak Bayezid'in intiharı meselesini yazmaya başlayabiliriz. İntiharı diyoruz çünkü aksi deliller çürük bir zeminde top oynadığı ve bir kısım kaynağın bu yönde hemfikir olduğu tarihi bir gerçektir. Meselenin başına dönecek olursak ölümü hakkında iki adet rivayet var. İlki, bir hastalık neticesinde Bayezid'in vefat ettiği ikincisi Timur'un kendisini Semerkant'a götüreceğini anladığında intihar ettiği minvalindedir. Bir diğer rivayet Timur tarafından öldürüldüğüdür ama bu sonraki asırlarda birkaç kaynakta geçen zayıf bir iddiadır.
 
1- Hammer'den Gibbons'a kadar Osmanlı tarihine dair araştırma eserlerde bulunan batılı tarih yazarları, onun (Bayezid'in) bir hastalık neticesinde yani eceli ile öldüğü kabul edilir. Yine Timur devri vak'anüvisleri Bayezid'in eceli ile öldüğünü yazıp intihardan hiç bahsetmezler. Osmanlı kaynaklarından Hoca Sadeddin Efendi intihar rivayetini şiddetle reddedip itimada layık görmez ve bunun yalnız Hadidi tarafından ileri sürülmüş bir iddia olduğunu kaydeder.

2- İntiharına dair elimzdeki en mühim kaynak Âşıkpaşazâde de geçen hikayedir. Bundan başka birtakım temel Osmanlı kaynaklarında da geçmektedir Tevarih-i Al-i Osman, Oruc Bey Tarihi, Hadidi vakayinamesi, Lütfü Paşa Tarihi yüzük taşındaki zehri alarak intiharını yazarlar. Kısacası en eski Osmanlı kronikleri, ve bilhassa bunlar arasında halk ananelerini daha sadakatle ve hanedan menfaatlerini korumak endişesinden uzak olanlar Bayezid'in intihar ettiğini açıkça kaydederler. Ayrıca XV. ve XVI. asırlarda Türkiye'de ordu ve halk arasında intihar rivayeti yayılmıştı. Yine İbn İyas da yüzükdeki zehirle intiharı tekrar eder.

  İntiharın İslam çevrelerinde bir küfür telâkki edildiği malumdur. Hoca Sadeddin Efendi, Kosova ve Niğbolu kahramanı Yıldırım Bayezid'e intiharı yakıştırmaz. Esir Hükümdarın intiharın gösteren bütün bu kuvvetli delillerden sonra, Orta Çağ İslam dünyasında dinin şiddetle menetmesine rağmen intiharın var olduğunu, bilhassa, yüzükte zehir saklayarak lüzumunda onu kullanmak adetinin yayılmış olduğuna birkaç deili ile açıklayalım;

  Selçuklu İmparatoru Melikşah taht mücadelesinde amcası Kavurd'u esir etti ve ona şerbet vererek öldürttü. Ertesi gün Kavurd'un hapis çilesinden kurtulmak için yüzüğündeki zehirle intihar ettiğini duyurdu. Gazneli Mahmud, Gür Emini Melik Mohammed Suri'yi esir ettiği zaman, bu zillete katlanamayan Emir, yüzük taşının altında sakladığı zehirle intihar etmişti. Safeviler'in eline düşen ve demir kafese konulan Hüseyin Kiya'nın intihar maksadıyla kendisini yaraladığını ve öldürdüğü vakidir.
  
  Zehirli yüzük taşıma İslam dünyasında bilinmeyen bir şey değildi. Nitekim Halife Süleyman bin Abdülmelik, meşhur Barmak hanedanından Ca'fer'in medhini ve müslüman olduğunu işiterek kendine vezir yapmak üzere Şam'a getirtmişti. Onu huzuruna ilk kabul ettiği zaman, Cafer'in yanında zehir bulunduğunu fark etti ve fena halde canı sıkıldı. Ertesi gün adamlarından birini işi sorgu için Cafer'in yanına yolladı. Cafer, hiç telaşa ve inkara sapmayarak meseleyi itiraf etti: yanında babasından ve dedelerinden kalma zehir saklı bir yüzük bulunduğunu, tahammül edilemeyecek bir vaziyet karşısında kaldığı zaman sıkıntı ve zilletten kurtulmak yani intihar etmek için onu yanından ayırmadığını söyledi.

  Yıldırım'ın intiharında psikolojik sebeplere de bakmak lazım, yine İbn Arabşah tarafından Timur'un verdiği ziyafetlerde, Bayezid'in zevcesi Prenses Despina'yı çıplak olarak şarap sunmaya zorlamış ve Bayezid bu hakarete dayanamayarak intihar etmiştir. Eski Osmanlı kroniklerine gelince, bunlar, Timur tarafından Semerkant'a götürüleceğini anlayınca Bayezid'in büsbütün ümitsizliğe düşerek intihar ettiğini söylerler.
 
 Âşıkpaşazâde tarihi "Bayezid Han işitti kim Semerkand'e gideceğini, heman kendi maslahatını gördü" kaydı vardır. Neşrî de "Bayezid Han gayet gayretlu ve tiz nefisti; işitdi kim memleketi Timurlenk Tatarla Karamanoğlu'na verdi hilesinde zehri vardı gayretinden kendüyü sakınmayup düşman elinde zebun olup memleketi iller elinde görmeden ölüm yeğdür deyüp kendi nefsini helak eyledi". Oruç Bey de Timur'un, Bayezid'i Semerkand'a götürmek arzusuna karşı öldür fakat götürme diye ısrar eylediğini beyan ettikten sonra ".. Yıldırım Han gayretlu kişiydi; gayretinden, ol dem de yüzük taşında ağu (zehir) vardı, hazırlamıştı, ol arada kendü kaydın gördü.." diyor.

 Manzum Hadidî tarihi bu hususta şöyle diyor: 

 Semerkandı işidüp Yıldırım Han             Görüp kaydın haka teslim eder can
 Meğerkim kaleminde vardı katil             Adûdan pes adem yek oldu hâil.

Kullanılan Kaynaklar;